Yeni COVID-19 Varyantı BA.3.2: Bağışıklıktan Kaçış Potansiyeli ve İzlem Gerekliliği

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından yayımlanan güncel verilere göre, COVID-19 pandemisinin başlangıcından bu yana SARS-CoV-2 virüsü sürekli kendini değiştirmeye  devam etmektedir. Özellikle spike proteininde meydana gelen mutasyonlar, yeni varyantların ortaya çıkmasına ve bu varyantların bulaşıcılık ile bağışıklık yanıtı üzerindeki etkilerinin değişmesine neden olabilmektedir.

Son dönemde dikkat çeken varyantlardan biri olan BA.3.2, genetik özellikleri ve bağışıklıktan kaçış potansiyeli ile bilimsel çalışmaların odağı haline gelmiştir.

BA.3.2 Varyantı Nedir?

BA.3.2, Omicron alt varyantlarından türeyen bir SARS-CoV-2 soyudur. Yayınlanan epidemiyolojik veriler, bu varyantın zaman içinde farklı alt varyantlara ayrılarak evrimini sürdürdüğünü göstermektedir.

2025 yılı itibarıyla farklı ülkelerde tespit edilmeye başlanan varyant, 2026 yılı başı itibarıyla birden fazla bölgede izlenmektedir.

Küresel Yayılım ve Güncel Durum

Uluslararası sürveyans verileri, BA.3.2 varyantının bazı bölgelerde belirli dönemlerde artış gösterebildiğini ortaya koymaktadır.

Ayrıca bağımsız araştırma ve raporlar, bu varyantın ABD dahil olmak üzere çok sayıda ülkede tespit edildiğini ve farklı izlem yöntemleriyle (klinik örnekler, seyahat taramaları ve atık su analizleri gibi) takip edildiğini bildirmektedir.

Bununla birlikte mevcut veriler, varyantın henüz küresel ölçekte baskın hale gelmediğini göstermektedir.

Bağışıklıktan Kaçış (Immune Escape) Ne Anlama Geliyor?

Laboratuvar ve epidemiyolojik veriler, BA.3.2 varyantının spike proteininde yer alan mutasyonlar nedeniyle bağışıklık sistemi ile etkileşiminin farklılaşabileceğini göstermektedir.

Bu durum, daha önce geçirilen enfeksiyonlara karşı gelişen antikor yanıtının etkisinde azalma ve aşı ile oluşan bağışıklığın nötralizasyon kapasitesinde değişiklik ile ilişkilendirilmektedir.

Çalışmalar, bu varyantın mevcut antikorlar tarafından nötralize edilme düzeyinde farklılıklar olabileceğini ortaya koymaktadır. Ancak bu bulguların klinik şiddet üzerindeki etkisi henüz netlik kazanmamıştır.

Erken Tespit: Neden Önemli?

Günümüzde yeni varyantların izlenmesi, çok katmanlı bir sürveyans yaklaşımı ile gerçekleştirilmektedir.

Bu kapsamda:

  • Klinik örneklerin genomik analizleri
  • Uluslararası veri paylaşım platformları
  • Seyahat kaynaklı taramalar
  • Atık su izleme sistemleri birlikte değerlendirilerek varyantların dolaşımı izlenmektedir.

Bu yöntemler sayesinde yeni varyantlar, geniş çaplı klinik artışlar görülmeden önce tespit edilebilmektedir.

Genel Değerlendirme

Mevcut veriler, BA.3.2 varyantının:

  • Bağışıklıktan kaçış potansiyeline sahip olabileceğini
  • Farklı coğrafyalarda tespit edildiğini
  • Ancak henüz baskın varyant haline gelmediğini göstermektedir.

Bu durum, SARS-CoV-2’nin evrimsel sürecinin devam ettiğini ve varyantların yakından izlenmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Tanı Testleri

Mevcut SARS-CoV-2 PCR testleri, yeni varyantların saptanmasında kullanılabilmektedir.

Laboratuvarımızda kullanılan Solunum Yolu Enfeksiyonları Moleküler Paneli; SARS-CoV-2 de dahil bir çok virüs bakterinin PCR yöntemiyle analizine olanak tanıyarak, özellikle mevsimsel enfeksiyonların sık görüldüğü dönemlerde ayırıcı tanıya katkı sağlar.

Sonuç

Yeni varyantların ortaya çıkışı, dinamik bir halk sağlığı sürecinin parçasıdır.

Bu nedenle genomik sürveyansın sürdürülmesi, elde edilen verilerin düzenli olarak değerlendirilmesi ve bilimsel gelişmelerin yakından takip edilmesi, olası risklerin erken dönemde yönetilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.

Referans

Early Detection and Surveillance of the SARS-CoV-2 Variant BA.3.2 — Worldwide, November 2024–February 2026, CDC, Weekly / March 19, 2026 / 75(10);130–137

 

Popüler Bülten

Gıda İntoleransı Testi

2025-2026 Sezonu Grip Vakalarında Erken Başlangıç ve H3N2 Baskınlığı

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), 20 Kasım 2025 tarihli “Risk Değerlendirme raporunda, 2025–2026 sezonu için Avrupa’da influenza vakalarının “olağan dışı biçimde” erken başladığını; bu erken artışın büyük ölçüde İnfluenza A(H3N2) alt soy K suşuna bağlı olduğunu bildirmiştir.

 

Rapora göre, A(H3N2) son birkaç sezonda baskın suş olmadığından, nüfusta bu suşa karşı bağışıklık düzeyinin düşük olabileceği ve  özellikle bu alt suş baskın olduğunda, hastalık yükünün artmasına yol açabileceği öngörülmüştür. (1)

 

Birleşik Krallık Sağlık Güvenlik Ajansı’nın (UKHSA) 2025 sonbaharında yayınladığı raporda, Britanya’da sezonun başından itibaren vakaların büyük kısmının A(H3N2) alt soy K suşuna ait olduğu; yeni suşun laboratuvar testlerinde aşı suşuna karşı “azalmış antikor tepkisi” gösterdiği belirtilmektedir.

Buna rağmen, erken dönemde acil servis başvuruları ve hastane yatışlarına dayanılarak yapılan değerlendirmelerde, aşının çocuklarda ve ergenlerde hâlâ % 72–75, yetişkinlerde ise % 30–40 oranında hastalık şiddetini azalttığı bildirilmektedir. (2)

 

Referanslar;

1) https://www.ecdc.europa.eu/en/publications-data/threat-assessment-brief-assessing-risk-influenza-november-2025

2) https://researchportal.ukhsa.gov.uk/en/publications/early-influenza-virus-characterisation-and-vaccine-effectiveness-/

 

Popüler Bülten

Alzheimer Hastalığı Nedir?

Alzheimer hastalığı, beyinde beta-amiloid plakları ve tau protein yumakları adı verilen anormal yapıların birikmesi sonucu nöronların (sinir hücrelerinin) hasar görmesi ve ölümüyle ortaya çıkan ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Bu süreç, hafıza, dil, karar verme, problem çözme gibi bilişsel işlevlerin giderek bozulmasına neden olur.

Hastalık zamanla beyin dokusunun küçülmesine (beyin atrofisi) yol açar ve son aşamada kişi, en temel yaşam ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelir. Alzheimer, demansın en yaygın nedenidir; ancak her demanslı hastada Alzheimer yoktur. Demans, bir hastalık değil, belirtiler grubudur. Alzheimer ise bu belirtilerin altında yatan spesifik bir hastalıktır.

Alzheimer Belirtileri Nelerdir?

Alzheimer belirtileri genellikle yavaş başlar ve zamanla şiddetlenir. Erken fark edilmesi, tedavi sürecini olumlu etkileyebilir. Alzheimer testi öncesi dikkat edilmesi gereken belirtiler:

  1. Yeni Öğrenilen Bilgileri Unutma

Alzheimer’ın en erken belirtisi, yakın zamanda öğrenilen bilgileri hatırlayamamaktır. Kişiler, yeni tanıştıkları insanların ismini, yakın tarihte yapılan konuşmaları veya randevuları unutabilir.

  1. Günlük Rutinlerde Zorlanma

Daha önce kolaylıkla yaptığı işlerde (giyinme, yemek pişirme, fatura ödeme) zorlanmaya başlamak, bilişsel işlevlerin etkilendiğinin bir işaretidir.

  1. Konuşmada Zorluk

Doğru kelimeyi bulamama, cümle kurarken takılma, aynı şeyleri tekrar etme gibi konuşma bozuklukları görülebilir. Bu durum, Alzheimer testi sırasında özellikle dikkatle değerlendirilir.

  1. Yer ve Zaman Kavramını Kaybetme

Hastalar, hangi gün, ay veya mevsimde olduklarını unutabilir. Daha önce defalarca gittikleri yerlerde bile kaybolabilirler.

  1. Eşyaları Yerine Koyma ve Unutma

Anahtar, cüzdan gibi eşyaları alışılmadık yerlere koymak ve sonra nerede olduğunu hatırlayamamak, Alzheimer’ın erken belirtilerindendir.

  1. Planlama ve Organizasyonda Zorlanma

Basit bir alışveriş listesi yapmak veya bir yemek tarifini takip etmek gibi görevlerde bile zorlanma yaşanabilir.

  1. Ruh Hali ve Davranış Değişiklikleri

Kaygı, depresyon, sinirlilik, sosyal çekinme, hatta agresif davranışlar ortaya çıkabilir.

İleri Evre Alzheimer Belirtileri

Hastalık ilerledikçe belirtiler daha şiddetli hale gelir:

  • Aile bireylerini tanıyamama
  • Temel ihtiyaçlarını karşılayamama
  • İletişim kuramama
  • Yürüyememe, oturamama
  • İdrar kaçırma
  • Kilo kaybı ve yeme güçlüğü

Son evrede bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalar zatürre, üriner sistem enfeksiyonları gibi komplikasyonlara karşı çok savunmasız hale gelir. Bu nedenle, Alzheimer testi ile erken teşhis, bakım sürecini planlamada büyük fark yaratır.

 

Alzheimer Testiyle Erken Teşhis Mümkün Mü?

P-Tau 217 ve P-Tau 181 Kan Testi

Geleneksel Alzheimer testi yöntemlerinin yanı sıra, son yıllarda bilim dünyasında büyük bir ilgi gören ve Alzheimer hastalığının erken teşhisinde kritik rol oynayan yeni nesil biyobelirteçler ortaya çıkmıştır. Bu biyobelirteçler arasında en dikkat çekenler, p-tau 217 ve p-tau 181 proteinleridir. Bu fosforile tau proteinleri, Alzheimer’ın patolojik sürecinin çok erken aşamalarında tespit edilmesini sağlayabilir.

Araştırmalar, özellikle p-Tau217’nin hem Alzheimer patolojisini belirlemede hem de hastalığın ilerleyip demansa dönüşmesini öngörmede diğer biyobelirteçlerden daha başarılı olduğunu göstermektedir. Kan örneğiyle yapılan p-Tau 217 ve p-Tau 181 testlerinin, beyin omurilik sıvısı alma gibi invaziv yöntemlere kıyasla daha kolay ve erişilebilir olması, erken tanı açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Ayrıca p-Tau217 düzeylerindeki artış, zaman içinde beyin hacminde azalma ve bilişsel işlevlerde bozulma ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle p-Tau217 testi, sadece tanı koymakta değil, aynı zamanda yeni geliştirilen anti-amiloid tedavilerin etkinliğini izlemek açısından da kritik bir rol oynamaktadır.

Alzheimer tanısında kullanılan p-Tau217 kan testi tüpü ve laboratuvar ortamı

p-Tau217 testi Alzheimer hastalığının erken teşhisinde kullanılan önemli bir biyobelirteçtir.

Nörofilament Light (NFL) Kan Testi

Nörofilament Light (NfL) proteini, sinir hücreleri zarar gördüğünde ilk olarak beyin omurilik sıvısına, ardından kana karışan bir yapısal proteindir. Bu özelliği sayesinde kandaki NfL düzeyleri, beyin ve sinir sistemi sağlığı hakkında önemli ipuçları verir. Araştırmalar, Alzheimer, Parkinson’a bağlı demans, vasküler demans ve frontotemporal demans gibi nörodejeneratif hastalıklarda NFL seviyelerinin sağlıklı bireylere kıyasla belirgin şekilde arttığını göstermektedir.

Laboratuvarımızda, Lumipulse p-Tau217, Tau181 ve NFL düzeylerini ölçen gelişmiş testler uygulanmaktadır. Bu testler, Alzheimer hastalığının erken ve biyolojik tanısında önemli bir adım niteliğindedir.

Alzheimer Hastalığında p-Tau 217 Testi Ne Zaman Yapılabilir?

  • Belirgin hafıza kaybı olmasa bile, risk faktörleri taşıyanlarda
  • PET taraması yapmak istemeyen ya da yapamayanlarda
  • Klinik takipte hastalık ilerlemesini izlemek için
  • Tanıda belirsizlik olduğunda

Alzheimer Kan Testinde p-Tau 217 ve p-Tau181 Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

Alzheimer kan testinde p-tau 217 veya p-tau 181 seviyesinin yüksek olması, aşağıdaki durumları işaret edebilir:

  • Alzheimer hastalığı patolojisinin başlamış olması
  • Beyinde tau yumaklarının artmış olması
  • Bilişsel düşüşün ilerlemesi olasılığı
  • PET taramasında amiloid birikimi ile korele olması

SIK SORULAN SORULAR

  1. Alzheimer kan testi için nasıl örnek verebilirim?

Biruni Laboratuvarının 17 şubesinden size en yakın olanı seçerek kan örneğinizi verebilirsiniz. Evinizde ya da ofisinizde örnek vermek isterseniz Mobil Sağlık Hizmeti’ni kullanabilirsiniz.

  1. Test öncesi aç olmak gerekir mi?

Hayır, Alzheimer kan testi için aç kalmanıza gerek yoktur. p-Tau217, p-Tau181 ve NFL gibi biyobelirteçlerin kandaki düzeyleri açlık-tokluk durumundan etkilenmez. Testi günün herhangi bir saatinde, tok karnına da yaptırabilirsiniz.

  1. Testten önce ilaçlarımı kesmeli miyim?

Çoğu durumda ilaçları kesmek gerekmez. Ancak düzenli kullandığınız ilaçlar varsa, özellikle sinir sistemi, bağışıklık sistemi veya hormonlar üzerinde etkili ilaçlar kullanıyorsanız, bu durumu test öncesinde doktorunuza bildirmeniz önemlidir. Gerekiyorsa testin zamanlaması buna göre planlanabilir. 

  1. Alzheimer testi pozitif çıkarsa ne yapmalıyım?

Test sonucunda Alzheimer ile ilişkilendirilen biyobelirteçlerde yükseklik saptanması, beyinde patolojik değişiklikler olabileceğine işaret eder. Bu, kesin tanı anlamına gelmez. Sonuçlar bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Eğer risk yüksekse, detaylı nörolojik değerlendirme, görüntüleme yöntemleri ve gerekirse diğer testlerle süreç netleştirilir. Unutulmamalıdır ki erken tanı, hastalığın seyrini yavaşlatma ve yaşam kalitesini artırma açısından çok kıymetlidir.

  1. Bu testi kimler yaptırabilir?

Hafıza sorunları yaşayanlar

Ailede Alzheimer öyküsü bulunanlar

Demans belirtilerinden şüphe duyanlar

60 yaş üstü bireyler ve bilişsel sağlığını kontrol ettirmek isteyenler Alzheimer kan testlerini yaptırabilirler.

  1. Testin sonuçları ne kadar sürede çıkar?

Kan örneği alındıktan sonra testin sonuçları yaklaşık 2 hafta içerisinde çıkmaktadır.

 

Popüler Bülten

NMR LipoComplete Test

ALZHEIMER HASTALIĞI