2025-2026 Sezonu Grip Vakalarında Erken Başlangıç ve H3N2 Baskınlığı

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), 20 Kasım 2025 tarihli “Risk Değerlendirme raporunda, 2025–2026 sezonu için Avrupa’da influenza vakalarının “olağan dışı biçimde” erken başladığını; bu erken artışın büyük ölçüde İnfluenza A(H3N2) alt soy K suşuna bağlı olduğunu bildirmiştir.

 

Rapora göre, A(H3N2) son birkaç sezonda baskın suş olmadığından, nüfusta bu suşa karşı bağışıklık düzeyinin düşük olabileceği ve  özellikle bu alt suş baskın olduğunda, hastalık yükünün artmasına yol açabileceği öngörülmüştür. (1)

 

Birleşik Krallık Sağlık Güvenlik Ajansı’nın (UKHSA) 2025 sonbaharında yayınladığı raporda, Britanya’da sezonun başından itibaren vakaların büyük kısmının A(H3N2) alt soy K suşuna ait olduğu; yeni suşun laboratuvar testlerinde aşı suşuna karşı “azalmış antikor tepkisi” gösterdiği belirtilmektedir.

Buna rağmen, erken dönemde acil servis başvuruları ve hastane yatışlarına dayanılarak yapılan değerlendirmelerde, aşının çocuklarda ve ergenlerde hâlâ % 72–75, yetişkinlerde ise % 30–40 oranında hastalık şiddetini azalttığı bildirilmektedir. (2)

 

Referanslar;

1) https://www.ecdc.europa.eu/en/publications-data/threat-assessment-brief-assessing-risk-influenza-november-2025

2) https://researchportal.ukhsa.gov.uk/en/publications/early-influenza-virus-characterisation-and-vaccine-effectiveness-/

 

Popüler Bülten

Antibiyotikler Bilinçli Kullanılmalıdır

Antibiyotikler yalnızca bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkilidir.

Gereksiz antibiyotik kullanımı, zamanla bakterilerin direnç geliştirmesine neden olabilir. Bu durum hem tedavi seçeneklerini zorlaştırır hem de toplum sağlığını olumsuz etkiler.

Antibiyotikler ayrıca bağırsak mikrobiyotasındaki yararlı bakterileri de etkileyebilir. Bağırsak florasının dengesinin bozulması; sindirimden bağışıklık fonksiyonlarına kadar pek çok süreç üzerinde değişikliklere yol açabilir.

Bu nedenle enfeksiyon belirtileri yaşayan kişilerin, hekimin değerlendirmesi olmadan antibiyotik kullanmaması önemlidir.

18 Kasım – Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü

 

Haberler

Diyabet Her Yaşta Görülebilir

Diyabet bu yıl, Dünya Sağlık Örgütü “Hayatın Her Döneminde Diyabet (Diabetes Across Life Stages)” temasıyla, diyabetin her yaşta gelişebileceğine ve erken tanının hayati önemine dikkat çekiyor.

Erken tanı ve bilinçli yaşamla diyabetle sağlıklı bir hayat mümkündür.
Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Erken Tanı Testleri
○ Açlık ve Tokluk Kan Şekeri
○ Hemoglobin A1c
○ HOMA-IR İndeksi (İnsülin direnci)
○ OGTT-Oral Glukoz Tolerans Testi (Şeker Yükleme Testi)

14 Kasım Dünya Diyabet Günü

 

Haberler

 

Zona Hastalığı Neden Olur? Zona Bulaşıcı mı? Stres ile Tetiklenir mi?

Herpes zoster (zona), su çiçeği geçirmiş bireylerde bağışıklık zayıfladığında yeniden aktif hale gelen bir enfeksiyondur.

Peki, tam olarak zona hastalığı nedenleri nelerdir, zona bulaşıcı mı, zona nasıl bulaşır ve zona stresle tetiklenir mi, “zona döküntüsü” ne kadar bulaşıcıdır gibi soruların yanıtı nedir?

Zona Hastalığı Nedir?

Zona; Varicella-zoster virüsünün (VZV) yeniden aktive olmasıyla ortaya çıkan, sinir hattı boyunca tek taraflı kırmızı, ağrılı ve içi sıvı dolu kabarcıklara neden olan bir viral enfeksiyondur. Bu virüs, çocuklukta geçirilen su çiçeği sonrası sinir hücreleri içinde uykuda kalır ve yıllar sonra kişinin bağışıklığı zayıfladığında aktif hale gelebilir.

Zona hastalığını gösteren tıbbi illüstrasyon; göğüs bölgesinde sinir hattı boyunca oluşan kırmızı ve içi sıvı dolu kabarcıklar.

Varicella-zoster virüsünün neden olduğu zona hastalığında, sinir hattı boyunca gelişen kabarcıklı döküntüler görülür.

Zona Hastalığı Neden Olur?

 Varicella-Zoster Virüsünün Yeniden Aktivasyonu

Temel neden, su çiçeği geçirildikten sonra sinir köklerinde uykuda kalan Varicella-zoster virüsünün yeniden aktifleşmesidir.

Bağışıklık Sisteminin Zayıflaması ve Yaşlanma

  • Yaşlılık güçlü bir risk faktörüdür; vakaların yaklaşık %70’i 50 yaş üzerindeki bireylerde görülür.
  • Ayrıca, HIV/AIDS, kanser tedavisi, organ nakli sonrası kullanılan immünosüpresif ilaçlar, uzun süreli kortikosteroid kullanımı bağışıklığı baskılar ve virüsün aktive olmasına zemin hazırlar.

Stres, Yorgunluk ve Duygusal Travmalar

Yoğun stres, yorgunluk ve duygusal travmalar bağışıklık sistemini zayıflatarak virüsün aktifleşmesine neden olabilir.

Diğer Tetikleyiciler

  • Diyabet, kalp hastalıkları gibi sistemik hastalıklar
  • Grip ve benzeri enfeksiyonlar
  • Fiziksel travmalar, uykusuzluk, yanlış beslenme vücut direncini düşürerek riski artırır.

Zona Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Zona hastalığı, başlangıçta gribal enfeksiyona benzer genel şikâyetlerle kendini gösterebilir. Ancak ilerleyen süreçte sinir hattı boyunca şiddetli ağrı ile karakteristik döküntüler ve şiddetli ağrı en belirgin bulgular arasında yer alır. Belirtiler genellikle tek taraflıdır ve vücudun sağ veya sol yarısında sınırlı bir alanda ortaya çıkar.

Zona hastalığının belirtilerini gösteren tıbbi illüstrasyon; baş, göğüs, sırt bölgelerinde kızarıklık, ağrı ve kabarcıklı döküntüler.

Zona hastalığında baş, göğüs ve sırt bölgelerinde ağrı, yanma ve kırmızı kabarcıklarla seyreden döküntüler görülür.

Erken Dönem Belirtileri (Prodromal Dönem)

Zona döküntülerinden birkaç gün önce şu şikâyetler görülebilir:

  • Halsizlik, yorgunluk
  • Hafif ateş ve baş ağrısı
  • Işığa hassasiyet
  • Deride karıncalanma, yanma/batma hissi,  kaşıntı ya da aşırı hassasiyet

Deride Ortaya Çıkan Belirtiler

Prodromal dönemi takiben genellikle 2–3 gün içinde tipik zona döküntüleri ortaya çıkar:

  • Kırmızı lekeler: İlk aşamada ciltte kızarıklık ve döküntü görülür.
  • Sıvı dolu kabarcıklar (veziküller): Kısa sürede su çiçeğine benzer, ancak daha lokalize kabarcıklar gelişir.
  • Tek taraflı yerleşim: Lezyonlar genellikle gövdenin bir tarafında, kaburgaların arasında kuşak şeklinde dizilir. Yüz, boyun veya göz çevresinde de görülebilir.
  • Kabuklanma: 7–10 gün içinde veziküller kabuklanarak iyileşmeye başlar.

 Ağrı ve Sinir Tutulumu

Zona hastalığının en karakteristik bulgularından biri, döküntülerle birlikte veya döküntülerden önce hissedilen şiddetli ağrıdır. Bu ağrı şu şekilde tanımlanabilir:

  • Yanıcı, batıcı veya elektrik çarpması tarzında
  • Hafif dokunmayla bile artabilen (allodini)
  • Günlerce veya haftalarca sürebilen sinir ağrısı

Zona Hastalığı Sıkça Sorulan Sorular

Zona Stresle Tetiklenir mi?

Evet, stres zona riskini artırabilir. Özellikle akut ya da kronik stres bağışıklık sistemini zayıflatıp virüsün yeniden aktive olmasına yol açabilir.

Fakat bu bağlantı her bireyde aynı şekilde gözlemlenmeyebilir; araştırmalar farklı sonuçlara işaret etmektedir. Bazı çalışmalar stresli yaşam süren bireylerde zona görülme oranının arttığını bildirirken, bazıları net bir ilişki sunmamıştır.

Zona Hastalığı için Aşılama

Su Çiçeği virüsünün (Varicella zoster) yeniden aktive olmasıyla ortaya çıkan zona, bağışıklık sistemi zayıfladığında daha sık görülür. Aşı, bağışıklık sistemini bu virüse karşı güçlendirerek, hem zonanın oluşmasını önleyebilir hem de gelişmesi durumunda daha hafif atlatılmasına yardımcı olabilir. Özellikle ileri yaş grubundaki bireylerde ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde önerilen bu aşı, uzun vadeli koruma sağlamak için etkili ve güvenli bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Aşılamaya ilişkin uygunluk değerlendirmesi için hekim görüşü alınması önemlidir.

Zona Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Zona hastalığı genellikle klinik muayene ile teşhis edilir; deri üzerinde tek taraflı, ağrılı ve gruplaşmış içi sıvı dolu veziküler döküntülerin varlığı tanı için çoğu zaman yeterlidir. Ancak bazı durumlarda, özellikle döküntü öncesi dönemde ya da atipik klinik tablolar görüldüğünde laboratuvar testleriyle tanının desteklenmesi gerekebilir.

Bu amaçla, hastanın bağışıklık durumunu değerlendirmek üzere,

Varicella zoster virüsüne (VZV) karşı gelişen IgG ve IgM antikorlarının saptandığı serolojik testler kullanılabilir. IgM pozitifliği aktif veya yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyonu düşündürürken, IgG pozitifliği daha çok geçirilmiş enfeksiyonu veya bağışıklığı gösterir.

Daha kesin tanı gerektiğinde ise Varicella zoster DNA PCR testi, lezyondan alınan örneklerde virüsün genetik materyalini saptayarak yüksek duyarlılıkla doğrulama sağlar. Özellikle erken evrede, döküntü başlamadan önce ya da immünosuprese bireylerde tanıyı netleştirmek adına PCR testi oldukça değerli bir tanı aracıdır.

Erken teşhis ve erken tedavi, hem hastalığın seyrini hafifletir hem de hastalık sonrası sinir ağrısının devamı (Postherpetik nöralji, PHN) gibi komplikasyonları  önler.

Zona Bulaşıcı mıdır?

Zona doğrudan kişisel temasla zona şeklinde bulaşan bir hastalık değildir.
Ancak zona döküntülerindeki sıvıyla temas eden ve daha önce su çiçeği geçirmemiş ya da aşılanmamış bir kişi “su çiçeği” olabilir.
Bu nedenle aktif döküntü döneminde temas sınırlı tutulmalı ve hijyen önlemlerine dikkat edilmelidir.
Döküntüler tamamen kapanana dek bulaşıcılık devam edebilir, bu süreçte izolasyon ve örtü kullanımı önemlidir.


Web sitemizde yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sağlıkla ilgili sorularınız, şüpheleriniz veya tedavi süreçleriniz için mutlaka hekiminize başvurmanız gerekmektedir. Buradaki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez.

D Vitamini: Bağışıklık sistemi, Kas ve Kemik Sağlığı

D vitamini, bağışıklık sisteminin, kas ve kemik sağlığının, hatta ruh halinin dengesinde önemli bir rol oynar. Eksikliği; yorgunluk, kemik ağrıları ve zayıflamış bağışıklık şeklinde kendini gösterebilir.
D vitamini düzeylerinizi takip ederek, sağlığınızı koruyabilir ve yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

2 Kasım Dünya D Vitamini Günü

Haberler

Hepatoselüler Karsinom (HCC)

Hepatoselüler Karsinom (HCC), karaciğerin en sık görülen kanser türlerinden biridir ve çoğu zaman uzun süre belirti vermeden ilerler. Bu da tanının genellikle geç konulmasına neden olabilir.

Gelişmiş biyobelirteçleri bir araya getiren HCC Risk Paneli, kronik karaciğer hastalığı olan kişilerde, karaciğer kanseri riskini daha erken ve kapsamlı bir şekilde değerlendirme imkânı sunar.

Tek bir kan örneğiyle;
•⁠ ⁠AFP,
•⁠ ⁠AFP-L3,
•⁠ ⁠ve DCP (PIVKA-II) düzeyleri ölçülür.
Bu bilgilerle, yaş ve cinsiyet faktörleri de dikkate alınarak GALAD Skoru hesaplanır.

 

Haberler

Sağlıklı Yaşam İçin İyot

İyot, sağlıklı bir yaşam için küçük ama hayati bir mineraldir. Yetersiz alındığında; zihinsel performans düşer, tiroid sağlığı bozulur, metabolizma yavaşlar ve çocuklarda büyüme-gelişme olumsuz etkilenebilir. Kadınlar, çocuklar ve hamile bireyler bu eksiklikten daha fazla etkilenebilir.

Spot İdrarda İyot Testi ile vücuttaki iyot düzeyi kolayca ölçülebilir; böylece uygun beslenme ve gerekli takviyelerle iyot eksikliği önlenebilir.

 

Haberler

Hormonal Denge Sağlıklı Yaşamın Anahtarı

Hormonlar görevlerini tamamladıktan sonra karaciğere giderek vücuttan uzaklaştırılma sürecine girerler. Bu aşamada bazı sorunlar çıkabilir. Hormon metabolizma ürünleri ve oluşan toksik maddeler vücutta birikebilir. Sonuç olarak bazı yakınmalar ve hastalık tabloları ortaya çıkabilir.

Hormon Metabolizma Paneli test sonuçları, vücudumuzdaki hormonların işlevlerini tamamladıktan sonra vücuttan gerektiği şekilde atılıp atılmadığını göstermektedir. “Sağlıklı Yaşam” olgusunun yerini bulması için önemli bir göstergedir.

 

Haberler

Artrit (Eklem İltihabı)

•⁠ ⁠Ağrı
•⁠ ⁠⁠Şişlik
•⁠ ⁠⁠Isı Artışı
•⁠ ⁠⁠Kızarıklık
Artrit (Eklem İltihabı) bulguları olabilir.

Kronik İnflamasyon Paneli’nde yer alan, laboratuvar belirteçleri ile inflamasyonun yönetimi mümkündür.

12 Ekim Dünya Artrit Günü.

 

Haberler