Kalp Sağlığı Günü – 13 Nisan 2022

Kardiyovasküler hastalıklarda, kişinin aile öyküsü ve genetik alt yapısı önemli risk faktörlerinden biridir.

Genetik riskini bilen kişiler;

✅ Yaşam tarzlarında değişiklikler yapabilir,
✅ Koruyucu önlemler alabilir.

 

Dünya Parkinson Hastalığı Günü – 2022

Dünya Parkinson Hastalığı Günü

Oksidatif Stres, Parkinson hastalığı gelişimini tetikleyebilir!

Oksidatif stres;

✔️ Hücreleri yaşlandıran,
✔️ Hastalandıran,
✔️ Yaşam süresini kısaltan biyokimyasal bir süreçtir.

Oksidatif stres ölçülebilir ve tedavi edilebilir.

Sen değil, zaman yavaşlasın!

 

Dünya Sağlık Haftası – 2022

Dünya Sağlık Örgütü’nün kuruluş yıldönümü sebebiyle her yıl özel bir temayla kutlanan #DünyaSağlıkHaftası bu yıl “Gezegenimiz, Sağlığımız” temasıyla kutlanıyor.

Sağlıklı bir çevre, sağlıklı bir dünya; sağlıklı toplumlar demektir. El ele vererek hep birlikte hem gezegenimizi hem de sağlığımızı koruyalım. Gezegenimiz sağlığımızdır.

Bu yıl insan kaynaklı büyük ve hızlı ekolojik değişikliklerin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekildiği Dünya Sağlık Haftası kutlu olsun!

 

Kanser Haftası 01-07 Nisan 2022

Her 8 kanser hastasından 1’i genlerinde kalıtsal bir mutasyon taşımaktadır.

Kalıtsal mutasyon varlığını bilmek:
✓ Kanser riskinizi öğrenmede ve önlem almada,
✓ Kanser hastaları için tedavi planlamasında değerli bilgiler sunabilir.

Kalıtsal Kanser Paneli;
Pek çok kanser tipi ile ilişkilendirilmiş 59 genin analizini yapar.

 

Orman Haftası 21-26 Mart 2022

Daha yaşanabilir yarınlar için ormanları korumak bizim elimizde…
21-26 Mart Orman Haftası kutlu olsun!

 

Dünya Tüberküloz Günü – 2022

Tüberkülozdan korunmanın en etkili yolu erken teşhis ve başarılı tedavidir.

Tüberküloz tanısında altın standart;

✔️ Klinik değerlendirme
✔️ Balgam incelemesi
✔️ Mikrobakteriyel kültür pozitifliğidir.

Tüberküloz taramasında ise;

– Quantiferon TB-Gold Testi, Tüberkülin Deri Testinin (TDT) kullanıldığı her klinik durumda TDT yerine kullanılabilir.

 

 

HPV Testi

HPV dünya çapında kanserlerin yaklaşık %5’ine neden olmaktadır!

HPV’nin neden olduğu kanser türleri:

✔️Ağız
✔️Gırtlak
✔️Rahim ağzı
✔️Vajina
✔️Vulva
✔️Anüs
✔️Penis

Ulusal Kanser Tarama Standartları’na göre; 30-65 yaş arasındaki her kadın 5 yılda 1 kez HPV ve Pap-smear taraması yaptırmalıdır.

 

 

18 Mart Çanakkale Zaferi

“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”
M. Kemal Atatürk

Çanakkale Zaferi’nin 107. yıldönümünde şanlı bir destana imza atan, Çanakkale’nin geçilemez olduğunu tüm dünyaya kanıtlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.

 

 

GLUTATYON NEDİR?

Yazı Boyutunu Değiştirebilirsiniz

 

Glutatyon Nedir?

Glutatyon vücuttaki en güçlü antioksidandır. Hücreler için kritik bir savunma mekanizmasıdır. Vücutta toksin temizliğinde, özellikle civayı yakalayıp uzaklaştırmada, hücreleri hasara, yaşlanmaya karşı korumada, mitokondriyal fonksiyon ve DNA tamirinde rol oynar. Glutatyon bazı organ hücrelerinde şaşırtıcı derecede yüksek seviyelerde bulunur. Beyin, kalp, karaciğer gibi hayati önem taşıyan hücrelerin tamiri için bu yüksek seviyeler önemlidir.

Glutatyon’un Faydaları 

• Bağışıklık fonksiyonunu destekler.
• Karaciğer hastalığında hücre hasarını azaltır.
• Akciğer hücrelerini enfeksiyon ve enflamasyon süreçlerinin neden olduğu hasardan korur.
• Kardiyovasküler hastalık riskini azaltır.
• Tip 2 diyabet ve insülin direncinin zararlı etkilerini azaltır.
• Parkinson hastalığında ilerlemeyi geciktirir.
• Otizm’de hücre hasarını azaltır.

Glutatyon Eksikliği İle İlişkili Hastalıklar

Hücre hasarı veya antioksidan yetersizliğinde oluşan glutatyon düzeyinin azalması aşağıdaki hastalıkların oluşumunda belirgin rol oynamaktadır.

• Nörodejeneratif bozukluklar (Alzheimer, Parkinson ve Huntington hastalıkları, amyotrofik lateral skleroz (ALS), Friedreich ataksisi)
• Akciğer hastalıkları (KOAH, astım ve akut solunum güçlüğü sendromu)
• Bağışıklık hastalıkları (HIV, otoimmün hastalık)
• Kardiyovasküler hastalıklar (yüksek tansiyon, kalp krizi, kolesterol oksidasyonu)
• Kronik yaşa bağlı hastalıklar (katarakt, maküler dejenerasyon (sarı nokta hastalığı), işitme bozukluğu ve glokom (göz tansiyonu))
• Karaciğer hastalığı
• Kistik fibrozis
• Yaşlanma sürecinin hızlanması

Glutatyon Eksikliğinin Nedenleri ve Tanısı

Hava kirliliği, çevresel toksik yük, hastalıklar, inflamasyon, yaşlanma ile birlikte hücreler hasar görür ve hücrenin glutatyon ihtiyacı artar. Aşırı kaygı, stres, depresyon, uyku düzensizlikleri gibi durumlarda da glutatyon üretimi azalmaktadır. Hücre sağlığı için öncelikle bu toksik yükün kişiye özel kaynağını ve derecesini tespit etmek ve uzaklaştırmak önemlidir. Daha sonra hücrelerin glutatyon ihtiyacını belirlemek gerekir.

Kanda redükte glutatyon (GSH) / okside glutatyon (GSSG) oranı ölçümü hücrenin savunma ve yenilenme kapasitesini, hücre sağlığını yansıtan çok iyi bir göstergedir.

GSH / GSSG Oranı Nedir?

Glutatyon hücrelerde redükte (indirgenmiş) ve okside glutatyon olarak 2 formda bulunur.

Redükte glutatyon (GSH); antioksidan özelliği olan formdur. Vücutta sağlıklı hücrelere zarar veren serbest radikalleri toplar ve yok ettikten sonra okside forma dönüşür. Seviyesi düşer, fonksiyonunu yitirir.

Okside glutatyon (GSSG); glutatyonun antioksidan özelliğini yitirmiş formudur. Okside glutatyon kendini yenileyerek tekrar redükte forma dönüşebilir.

Redoks döngüsü dediğimiz bu döngünün ölçümü yani GSH/GSSG oranı ölçümü hücrenin savunma ve yenilenme kapasitesini yansıtan çok iyi bir göstergedir. GSH/GSSG oranı ölçümü ile hücrenin glutatyon ihtiyacı belirlenebilir ve gerekirse takviye edilerek düzenlenebilir.

 

 

Glutatyon İçeren Besinler ve Destekler

Glutatyon besinlerle dışarıdan alınan bazı protein yapılarından (sistein, glisin ve glutamik asit) sentezlenir ve hücrenin enerji üretim merkezi mitokondriye geçerek, buradaki yapıları korur, tamir eder.

Özellikle soğan, sarımsak, brokoli, karnabahar, lahanagiller gibi sistein içeren besinler glutatyon yapımında kritik rol oynar. Badem ve peynir altı suyunun da glutatyon yapımını uyardığı gösterilmiştir.

Glutatyon düzeyini arttırmak için çok farklı takviye seçenekleri vardır. Burada önemli nokta, kişinin ihtiyacı doğrultusunda uygun takviye formunun seçimi ve kullanılması gereken sürenin belirlenmesidir. Kan testleri ile GSH/GSSG ölçümü yapılması ve konunun uzmanı bir hekimden destek alınması önemlidir.

Glutatyon destek tedavisinden sonra hücrelerin bu desteklerden ne kadar yararlandığı (biyoyararlanım), bu tedavinin o kişide işe yarayıp yaramadığı GSH/GSSG oranındaki iyileşme ile kontrol edilmelidir.

 

 

Demir Eksikliği Nedir?

Demir Eksikliği Nedir? – Sesli Anlatım

Demir Eksikliği hakkında sesli bültenimizi dinlemek için aşağıdaki Media Player’a tıklayınız.

 

Demir eksikliği, vücutta dokulara oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinde (alyuvar) azalmaya yol açar. Kanda yeterli sayıda alyuvar hücresinin bulunmaması sonucu anemi dediğimiz durum ortaya çıkar.

Dünyada kadınların %35’inde, erkeklerin %20’sinde ve hamilelerin %50’sinde demir eksikliği anemisi görülür.

Nedenleri nelerdir?

Demir, vücutta üretilemeyen, düzenli olarak diyetle alınması gereken bir mineraldir. Vücutta demir ihtiyacının artması, demir kaybı, eksik demir alımı ya da demir emiliminde görülen problemler nedeniyle ortaya çıkabilir.

Eksik demir alımı ya da demir emilimi problemleri nedenleri

  • Vejetaryen beslenme şekli
  • Yetersiz ve dengesiz beslenme
  • Alınan demirin Çölyak gibi hastalıklar nedeniyle bağırsaklardan emilememesi
Demir eksikliği belirtileri, nedenleri ve tedavisi – Biruni Laboratuvarı

Demir eksikliği, yorgunluk ve kansızlığa yol açan önemli bir sağlık sorunudur.

Vücutta demir ihtiyacının arttığı durumlar

  • Gebelik
  • Emzirme dönemi
  • Büyüme çağında olmak
  • Ergenlik dönemi

Vücutta demir kaybı nedenleri

  • Kan kaybı
  • Adet kanamalarının şiddetli olması

Hangi şikayetlere neden olur?

Demir eksikliğini erken aşamada fark etmek zordur. Rutin sağlık kontrollerinde yapılan kan tahlilleri ile teşhis edilebilir. Demir eksikliğinde aşağıdaki belirtiler görülebilir.

  • Yorgunluk, güçsüzlük
  • Baş dönmesi
  • Baş ağrısı
  • Algılama – öğrenme güçlüğü
  • Kalp çarpıntısı
  • Saç dökülmesi
  • Kuru cilt ve dudaklar
  • Kırılgan tırnaklar
  • El ve ayaklarda uyuşma
  • Sinirlilik

Sık Sorulan Sorular (SSS) – Demir Eksikliği ve Test Süreci

  1. Demir eksikliği testileri nedir?

    Demir eksikliği testleri, vücutta demir eksikliği olup olmadığını anlamak için yapılan testlerdir. Bu testlerle kandaki hemoglobin, hematokrit, serum demir ve demir bağlama kapasitesi (TIBC), ferritin ve gibi değerler ölçülür.

  2. Demir eksikliği testleri hangi parametreleri içerir?

    Genellikle aşağıdaki testler bir arada değerlendirilir:

  • Hemogram (Tam Kan Sayımı)
  • Hemoglobin ve Hematokrit düzeyi
  • Serum Demir düzeyi
  • Ferritin (vücut demir deposu göstergesi)
  • Total Demir Bağlama Kapasitesi (TIBC)
  • Transferrin Saturasyonu
  1. Test nasıl yapılır?

    Demir eksikliği testleri için yaklaşık 8-12 saatlik açlıkla kan örneği alınır

  2. Kimler demir eksikliği testi yaptırmalıdır?

    Aşağıdaki grupların test yaptırması önerilir:

  • Sürekli yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi yaşayan kişiler
  • Kadınlarda şiddetli veya düzensiz adet kanamaları olanlar
  • Gebe kadınlar
  • Çocuklar ve ergenlik dönemindeki gençler
  • Vejetaryen/vegan beslenen bireyler
  • Kronik hastalığı (örneğin Çölyak, ülseratif kolit) olanlar
  • Sürekli kan bağışı yapan kişiler
  1. Demir eksikliği testi sonuçları ne anlama gelir?

  • Düşük ferritin: Genellikle vücutta demir depolarının azaldığını  gösterir.
  • Düşük serum demir + yüksek TIBC: Klasik demir eksikliği bulgusudur.
  • Düşük hemoglobin: Anemiyi gösterir.
    Test sonuçları, bir uzman tarafından klinik belirtilerle birlikte değerlendirilmelidir.
  1. Test sonucu düşük çıkarsa ne yapılmalı?

    Eğer test sonucu demir eksikliği gösteriyorsa, doktorunuz size özel bir tedavi planı oluşturur. Bu genellikle demir takviyesi, beslenme düzenlemesi ve altta yatan nedenin tedavisini içerir.

 

 


 

 

 

Web sitemizde yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sağlıkla ilgili sorularınız, şüpheleriniz veya tedavi süreçleriniz için mutlaka hekiminize başvurmanız gerekmektedir. Buradaki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez.