GIDA İNTOLERANSI

Gıda İntoleransı (Besin Duyarlılığı) Nedir?

Gıdalara karşı duyarlılık tüm toplumların yaklaşık beşte birinde görülen yaygın bir durumdur. Karmaşık şekilde seyreden besin etkileri ilk olarak günlük yaşamımızı etkiler. Baş ağrısı, deri döküntüleri, bulantı, kusma, karın ağrısı, ödem gibi yakınmalara neden olur. Bu yakınmaların nedenlerini saptamak çoğunlukla doktorlar için güçlük yaratır.

Gıda İntoleransı, yenilen ya da içilen bir gıdaya karşı bağışıklık sisteminin değil, sindirim sisteminin verdiği bir cevaptır. Gıda maddelerinin içerisinde o gıdayı oluşturan binlerce doğal madde ve bir miktar da dışarıdan eklenen gıda katkı maddeleri vardır. Bu maddeler bireyin sindirim sisteminde hassasiyete, ardından harabiyete neden olmaktadır. Yani, bu gıdaları tüketen bireylerin sindirim sistemlerine ait dokular bu maddelerin herhangi birinden zarar görebilir. Sindirim sırasında parçalanan gıda maddelerinin parçalanma ürünleri bağışıklık sistemi tarafından toksik olarak algılanabilir. Ya da tam tersi, gıda maddelerinin sindirim sırasında parçalanmaması da o molekülün birikmesine ve zarar vermesine yol açabilir.

Gıda İntoleransı kavramsal olarak çoğunlukla gıda alerjisi ile karıştırılır. Bulgularının ve belirtilerinin benzerliği nedeniyle ayırt etmek güçtür. Her ikisi de vücudumuzun bağışıklık sistemini ilgilendirir. Ancak gelişen bağışık yanıtın birbirinden önemli farklılıkları vardır. Gıda intoleransı, besin maddeleri ve bileşenlerine karşı IgG4 tipi antikor yanıtı sebebiyle oluşmakta iken, gıda alerjisi IgE tipi antikor aracılı bir bağışıklık yanıtıdır.

Gıda İntoleransının Sık Rastlanan Semptomları Şunlardır:

  • Şişkinlik
  • Migren
  • Baş ağrısı
  • Öksürük
  • Burun akıntısı
  • Keyifsizlik
  • Yorgunluk
  • Sinirlilik
  • Bulantı
  • Mide ağrısı
  • İshal
  • Ürtiker

Gıda İntoleransı Nedenleri:

  1. Enzim eksikliği
  2. Bazı gıda ve içeceklerdeki belirli kimyasal maddeler
  3. Gıda zehirlenmesi-toksinler
  4. Histamin içeren gıdalar
  5. Salisilat içeren gıdalar
  6. Gıda katkı maddeleri

Gıda İntoleransı Tanısı Nasıl Konulur?

Biruni Laboratuvarı’nda Gıda İntoleransı tanısına katkıda bulunmak amacıyla 280 çeşit gıda içeriğine karşı gelişen IgG4 yanıtı enzim immunoassay (EIA) yöntemi ile kantitatif olarak saptanmaktadır. İntolerans saptanan gıdanın diyetten uzaklaştırılması, semptomların giderilmesinde en iyi tedavi yöntemidir ve IgG4 düzeyi de diyetin düzenlenmesini takiben düşmektedir. Artmış serum spesifik IgG4 düzeyleri; çölyak, dermatit, atopik egzema, artmış bağırsak geçirgenliği ve inflamatuar bağırsak hastalıklarında da (IBD) bildirilmiştir.

Beslenme Nasıl Ayarlanır?

Bağışıklık sisteminin kendilerine karşı reaksiyon verdiği gıda bileşenleri her yeni karşılaşmada yeni antikor yapımını uyarırlar. Bu durum sadece hissedilir şikayetlere neden olmakla kalmayıp, aynı zamanda genel stres anlamında tüm organizma için de yük oluşturur. Bunların sonucunda savunma mekanizmalarının devreye girmesiyle bağırsak mukozasında artmış geçirgenliği oluşturan değişiklikler meydana gelir. Bu stres oluşturan faktörlerin bertaraf edilmesi, başka bir deyişle tolere edilemeyen besin öğelerinden vazgeçilmesi veya bunların sınırlı alımı tedavi başarısının anahtarıdır. İlgili besine ne şiddette bir reaksiyon verildiği beslenmenin rejimini biçimlendirecektir. Test edilen her besin bileşenine verilen bireysel reaksiyon şiddeti 1 ile 6 derece arasında sınıflandırılarak ifade edilmektedir. Bu sınıflandırmaya göre bulgular, grafiklendirilerek raporlanmaktadır. Bu grafikler bir bakışta bağışıklık sisteminin hangi besinlere karşı ne şiddette reaksiyon verdiğini gösterir. Bu rapordan hangi besinlere yönelmek veya hangi besinlerden uzak durmak gerektiği görülebilir.

Reaksiyon Şiddetinin Sınıflandırılması

Sınıf 0

Negatif sonuç veren besini ifade etmektir. A kategorisinde olan bu besinler, kendilerine karşı başka bir nedene bağlı intolerans yoksa rahatlıkla tüketilebilirler.

Sınıf 1-2

Düşük antikor reaksiyonlu besinler B kategorisindedir. Başka bir nedene bağlı intolerans yoksa rahatlıkla tüketilebilirler. Ancak, bu besinlerle tek yönlü beslenmemeye dikkat edilmeli, mümkünse çeşitlendirerek tüketilmelidirler.

Sınıf 3-4

Belirgin antikor reaksiyonu olan bu C kategorisindeki besinler en az 4 gün aralıklarla tüketilmelidirler. Örneğin bu besinler Pazartesi günü yenmişse, en erken Cuma günü tekrar tüketilmelidirler. Bu sınıfta özel bir durum vardır: Şiddetli bağışık yanıt oluşturma özelliğinden dolayı süt, buğday, kabuklu yemişler, soya fasulyesi, balıklar ve kabuklu deniz ürünleri sınıf 3 şiddetinde olsalar dahi aşağıdaki sınıf 5-6 statüsünde bulunan D kategorisindeki besinler gibi değerlendirilmelidirler.

Sınıf 5-6

Şiddetli belirgin reaksiyona neden olan D kategorisindeki besinler tüketilmemelidirler. Bu besinlere karşı diyet gereklidir ve her birinden semptomlara göre en az 1 yıl süre ile uzak durulmalıdır. Tüm sindirim sistemi yakınmalarının yanı sıra açıklanamayan, klasik tanı yöntemleri ile saptanamayan ve kronik hastalık olarak tanımlanan semptomlarda, Gıda İntoleransı testi gereksiz tetkik ve yanlış tedavileri önleyerek, hastanın doğru tanı ve tedavisini sağlayacaktır.