Ocak Ayı Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık Ayı

Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni, HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonudur.
✅ HPV virüsü oldukça sinsidir, hiçbir belirti göstermeden kişi yıllarca enfeksiyonu taşıyabilir.
✅ Tanı, servikal sürüntüden alınan örnekte HPV virüsüne ait DNA’ların incelenmesi ile konulur.
Rahim ağzı kanseri önlenebilir ve tedavi edilebilir!
Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı

Serotonin Testi

Mutsuz musunuz?

Serotonin düzeyiniz?

Hormon Metabolizma İdrar Testi

Hormon Metabolizma İdrar Testi ile hormon yıkım ürünlerinin sebep olabileceği Kanser Riskini belirlemek mümkündür.

HORMON METABOLİZMA PANELİ

 

Hormonal denge sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Hormon Metabolizma Paneli: Östrojen, Progesteron, Testosteron, DHEA, Kortizon, Aldosteron, Melatonin gibi her biri farklı özelliklere sahip hormonları ve onların metabolizma ürünlerini inceleyen bir test grubudur.

Hormonlar görevlerini tamamladıktan sonra karaciğere giderek vücuttan uzaklaştırılma sürecine girerler. Bu aşamada bazı sorunlar çıkabilir. Hormon metabolizma ürünleri ve oluşan toksik maddeler vücutta birikebilir. Sonuç olarak bazı yakınmalar ve hastalık tabloları ortaya çıkabilir.

Hormon Metabolizma Paneli test sonuçları, vücudumuzdaki hormonların işlevlerini tamamladıktan sonra vücuttan gerektiği şekilde atılıp atılmadığını göstermektedir. “Sağlıklı Yaşam” olgusunun yerini bulması için önemli bir göstergedir.

 

Hormonlar olması gerektiği şekilde metabolize edilemediği zaman kişinin çeşitli hastalık riskleriyle karşı karşıya kalmasına neden olabileceği gibi karsinojen (kanser yapıcı etken) nitelik de kazanabilirler.

 

VÜCUDUMUZDA HORMON METABOLİZMASI

Hormonların metabolize olmaları ve vücuttan atılma yolları bazı durumlarda değişebilir. Örneğin vücudumuz stresle başa çıkmak için fazla kortizol salgılayabilir ve sonuç olarak cinsiyet hormonlarının üretimi azalabilir.

Hormonlar doğru yolla yıkılmaz ve vücuttan atılamazsa zararlı ürünler oluşturur. Çeşitli nedenler hormonların yıkımı ve vücuttan uzaklaştırılmasını etkileyebilir. Katı yağ içeren gıdaların aşırı tüketimi, vitamin eksikliği, dengesiz beslenme, metal maruziyeti ve genetik bozukluklar bu nedenlerden en önemlileridir.

Hormon metabolizma ürününün toksik nitelikte olup olmadığı, vücutta birikip birikmediği, etki düzeyi, neden artıp neden azaldığı, Hormon Metabolizma Paneli test sonuçları ile anlaşılmaktadır.

HORMON METABOLİZMA PANELİNİN ÖNEMİ

Hormonların kan seviyelerinin yanı sıra metabolizma ürün düzeylerinin ölçülmesi, kişinin risklerini daha kapsamlı biçimde belirlemek açısından çok önemlidir.

Hormon Metabolizma Testleri, günün belirli saatlerinde toplanan dört farklı idrar örneğinde çalışılmaktadır. Bu örneklerde hormonlar ile birlikte kanda saptanması mümkün olmayan, idrarla atılan, çok düşük düzeylerdeki hormon metabolizma ürünleri de analiz edilmektedir.

Test sonuçları vücudumuzun strese karşı verdiği kortizol hormonu yanıtını da göstermektedir.

Hormonların yanı sıra Bisfenol A (BPA) düzeyleri de analiz edilmektedir. BPA, yiyecek ve içeceklerin ambalajlarında bulunan kimyasal bir bileşiktir. Gıda ve içecekler yoluyla vücuda giren BPA’nın hormonların fonksiyonuna, salgılanmasına, taşınmasına, zararlı etkileri olduğu kanıtlanmıştır.

 

HORMON METABOLİZMA PANELİ;

Ailede meme ya da prostat kanseri gibi hormona bağlı kanser öyküsü varsa,

Kilo alımı, uykusuzluk varsa,

İnsülin direnci, bel çevresi kalınlaşması, aşırı tatlı veya tuzlu yeme isteği varsa,

Kemik ve kas ağrıları varsa,

Depresyon varsa,

Aşırı saç dökülmesi, aşırı kıllanma, akne varsa,

Adet düzensizlikleri olduğunda,

Gece terlemeleri, sıcak basmaları varsa,

Menopoz belirtileri varsa ve hormon tedavisine başlanacaksa, akla gelmelidir.

Dr. Ender Saraç ile Sağlıklı Günler Programı

Dr. Ender Saraç ile Sağlıklı Günler Programı

Biruni Laboratuvarı Sağlıklı Yaşam Danışmanlarımızdan Klinik Biyokimya Uzmanı Dr. Semra Tamer Levent Dr. Ender Saraç ile Sağlıklı Günler Programı’nın konuğu oldu. Dr. Semra Hanım Gıda İntoleransı hakkında merak edilen soruları yanıtladı.

https://lnkd.in/dAvnAj9H

 

GIDA İNTOLERANSI PANELLERİ

02

Gıda İntoleransı Panelleri

Gıda İntoleransı 216

Etler: Sığır eti, Tavuk eti, Kuzu eti, Domuz eti, Hindi eti, Ördek eti, At eti, Beç tavuğu eti, Bıldırcın eti, Deve kuşu eti, Karaca eti, Kaz eti, Keçi eti, Tavşan eti,

Balıklar, Deniz Ürünleri: Somon balığı, Ton balığı, Midye, İri karides, Hamsi, Kılıç balığı, Alabalık, Dil balığı, Morina balığı, Kerevit, Ahtapot, Çipura, Havyar, Istakoz, İstiridye, Kalamar, Kalkan balığı, Levrek, Mezgit, Okyanus levreği, Ringa balığı, Sardalya, Sazan, Turna balığı, Uskumru, Yengeç, Yılan balığı,

Meyveler: Elma, Kayısı, Muz, Kiraz, Üzüm (beyaz / mavi), Kivi, Limon, Nektarin, Portakal, Ananas, Çilek, Karpuz, Armut, Erik, Geyfurt, Şeftali, Hurma, Ahududu, Avakado, Bektaşi üzümü, Böğürtlen, Frenk üzümü, Frenk üzümü siyah, İncir, Kantalup Kavunu, Kavun, Kırmızı yaban mersini, Liçi (Çin meyvesi), Mango, Nar, Papaya, Tatlı Kestane, Yaban mersini,

Sebzeler: Patlıcan, Pancar, Dolmalık biber, Brokoli, Havuç, Kereviz, Acı kırmızı biber (çili), Salatalık, Yeşil salata, Kuzu marulu, Yaban turpu, Pırasa, Soğan, Patates, Kırmızı lahana, Domates, Şalgam, Kabak, Enginar, Kuşkonmaz, Ispanak, Yeşil fasülye, Bezelye, Soya fasülyesi, Zeytin, Acı Kırmızı Biber, Arpacık Soğanı, Bahçe Nanesi, Bakla, Brüksel lahanası, Çin lahanası, Dereoto, Frenk soğanı, Göbek salata, Hindiba, Kapari, Karalahana, Karnabahar, Kıvırcık lahana, Maş fasulyesi, Meksika fasülyesi, Misket limonu, Pazı, Roka, Su kabağı, Sultani bezelye, Tatlı patates, Turp, Yer elması, Yeşil lahana, Asma yaprağı,

Tahıllar: Arpa unu, Gluten, Yulaf unu, Çavdar unu, Kılçıksız buğday, Buğday unu, Kara buğday unu, Keten tohumu, Mısır, Darı, Pirinç, Mercimek, Kuru fasülye, Nohut,

Yumurta ve Süt Ürünleri: Yumurta sarısı (tavuk), Yumurta akı (tavuk), İnek sütü, Keçi sütü, Koyun sütü, Keçi peyniri, Koyun peyniri, Yoğurt, Camambert peyniri, Çökelek, Emmental peyniri, İşlenmiş peynir, Kefir, Lor peyniri, Mozzarella peyniri, Tereyağı,

Otlar / Baharatlar: Fesleğen, Karabiber (siyah / beyaz), Tarçın, Hardal tohumu, Küçük Hindistan cevizi, Kekik, Maydanoz, İngiliz nanesi, Haşhaş tohumu, Biberiye, Dağ kekiği, Vanilya, Defne yaprağı, Kabartma tozu, Kanola, Karanfil, Kazein, Keçiboynuzu, Kimyon, Kişniş otu, Köri, Mercanköşk, Meyan kökü, Rezene, Safran, Sarı papatya, Şerbetçi otu, Tarhun, Zencefil, Bambu filizleri,

Kuruyemiş: Badem, Kaju fıstığı, Kakao çekirdeği, Fındık, Yer fıstığı, Antep fıstığı, Susam, Ayçekirdeği, Ceviz, Hindistan cevizi, Brezilya fındığı, Çam fıstığı, Kola cevizi, Kuru üzüm, Kuşburnu, Macadamia fındığı,

Diğer Etkenler: Mantar karışımı 1, Mantar karışımı 2, Bira Mayası, Hamur mayası, Bal, Kahve, Siyah çay, Ada çayı, Aloe Vera, Anason, Aspir yağı, Yeşil çay, Siyah çay, Agar agar, Beta-Laktoglobulin,

 

Gıda İntoleransı Analizi 108 Alerjen

Etler: Sığır eti, Tavuk eti, Kuzu eti, Domuz eti, Hindi eti,

Balıklar, Deniz Ürünleri: Somon balığı, Ton balığı, Midye, İri karides, Hamsi, Kılıç balığı, Alabalık, Dil balığı, Morina balığı, Kerevit,

Meyveler: Elma, Kayısı, Muz, Kiraz, Üzüm (beyaz / mavi), Kivi, Limon, Nektarin, Portakal, Ananas, Çilek, Karpuz, Armut, Erik, Geyfurt, Şeftali, Hurma,

Sebzeler: Patlıcan, Pancar, Dolmalık biber, Brokoli, Havuç, Kereviz, Acı kırmızı biber (çili), Salatalık, Yeşil salata, Kuzu marulu, Yaban turpu, Pırasa, Soğan, Patates, Kırmızı lahana, Domates, Şalgam, Kabak, Enginar, Kuşkonmaz, Ispanak, Yeşil fasülye, Bezelye, Soya fasülyesi, Zeytin, Sarımsak,

Tahıllar: Arpa unu, Yulaf unu, Çavdar unu, Kılçıksız buğday, Buğday unu, Kara buğday unu, Keten tohumu, Mısır, Darı, Pirinç, Mercimek, Kuru fasülye,

Yumurta ve Süt Ürünleri: Yumurta sarısı (tavuk), Yumurta akı (tavuk), İnek sütü, Keçi sütü, Koyun sütü, Keçi peyniri, Koyun peyniri, Yoğurt,

Otlar / Baharatlar: Fesleğen, Karabiber (siyah / beyaz), Tarçın, Hardal tohumu, Küçük Hindistan cevizi, Kekik, Maydanoz, İngiliz nanesi, Haşhaş tohumu, Biberiye, Dağ kekiği, Vanilya,

Kuruyemiş: Badem, Kaju fıstığı, Kakao çekirdeği, Fındık, Yer fıstığı, Antep fıstığı, Susam, Ayçekirdeği, Ceviz, Hindistan cevizi,

Diğer Yiyecekler: Mantar karışımı 1, Mantar karışımı 2, Bira Mayası, Hamur mayası, Bal, Kahve, Siyah çay,

İDRAR YOLU (ÜRİNER SİSTEM) ENFEKSİYONLARI

İdrar yolu enfeksiyonu başladığında idrar kültürü-antibiyogram yapılarak uygun ve doğru antibiyotik kullanılmalıdır. Rastgele alınan ilaçlar
enfeksiyonun kronikleşmesine, vücuttan atılmamasına, yaşam boyu kişiyi rahatsız etmesine neden olur.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONU NEDİR?

Böbrekler ile oluşan idrarın vücut dışına atılımını sağlayan sistem kısaca üriner sistem olarak adlandırılır. Üriner sistem böbrekler, üreterler (idrar borusu), mesane (idrar kesesi) ve üretradan (idrar yolu) oluşur.

İdrar yolu enfeksiyonu dışkı bakterilerinin idrar yoluna karışması ve yukarı üriner sisteme ilerleyip burada çoğalmaları sonucu meydana gelebilir. Normal idrar içinde bakteri, mantar, virüs bulunmaz. İdrar steril (mikropsuz) dir.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINDA RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

İdrar yolu enfeksiyonlarına kadınlarda erkeklere göre 25 kat fazla rastlanır. Bunun en önemli nedeni kadınlarda idrar yolunun erkeklerinkine göre çok daha kısa olmasıdır. Tuvalet sonrası temizliğin arkadan öne doğru yapılması da anüs çevresindeki mikroorganizmaların vajinaya taşınmasına neden olabilir.

Cinsel ilişki esnasında meydana gelen küçük travmalar, doğum kontrolünde kullanılan bazı bariyer yöntemler, gebelik esnasında ve menopozda meydana gelen hormonal değişimler, şeker hastalığı, böbrek taşı, normal doğum, cerrahi girişimler, idrarın böbreğe
geri kaçması, doğuştan işlevsel veya yapısal bozukluklar, kabızlık ve sünnetsiz olma enfeksiyona zemin hazırlayan sebepler olabilir.

Özellikle gebelikte tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları erken doğuma yol açabilir. Bu nedenle kontrollerde gebenin herhangi bir yakınması olmasa dahi idrar analizi yapılmalıdır.

Çocuklarda ilk beş yıl içinde böbrekte enfeksiyon olması kalıcı ve ilerleyen zedelenmelere neden olabilir. Bu nedenle erkek çocuklar ilk, kız çocuklar ikinci kez idrar yolu enfeksiyonu olduğunda idrar yollarında anomali araştırması yapılmalıdır.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONU BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sistitin (mesane enfeksiyonu) klasik belirtileri; idrar yaparken ağrı ve yanma, sık idrara çıkma, idrara sıkışma hissi ve pelvik (alt karın) bölgesinde meydana gelen ağrıdan oluşur.

Üst idrar yolu enfeksiyonlarında bu belirtilere ek olarak ateş, titreme, bulantı, kusma, halsizlik görülebilir.

LABORATUVAR TANISI

Tam İdrar Tahlili; en sık kullanılan testtir ve hızlı sonuç verir.

İdrar Kültürü; sık tekrarlayan ve 24-48 saatte iyileşme sağlanamayan enfeksiyonlarda, enfeksiyona neden olan bakteri türünün ve bu bakteriye karşı etkili olan antibiyotiğin tespit edilmesi için kullanılır.

 

 

İdrar yolu enfeksiyonunun tanısında tekrarlayıcı ve komplike sistit düşünülmüyorsa hastanın hikayesi, genel muayene, tam idrar tahlili ve/veya idrar kültürü yeterlidir. Bu sayede gereksiz ve etkisiz antibiyotik kullanımının önüne geçilir. Komplike
enfeksiyonlarda radyolojik tetkikler ve kan testlerinin yapılması gerekebilir.

İDRAR KÜLTÜRÜ İÇİN İDRAR ÖRNEĞI VERİRKEN DİKKAT EDİLMESI GEREKENLER

  • İdrar yapılan bölge sabunlu su ile önden arkaya doğru yıkanmalı, durulanmalı ve ilk gelen idrar atıldıktan sonra bir miktar idrar kaba alınmalıdır. Buna orta akım idrar örneği denir.
  • Bir önceki idrarın yapılmasından en az 3-4 saat sonra idrar örneği verilmesi önemlidir.
  • İdrar konsantrasyonunun değişimine sebep olmamak için fazla su içilmeden idrar verilmesi gerekir.
  • Bekleyen idrarın içinde bakteriler üremeye devam edeceğinden idrarın vakit kaybedilmeden laboratuvara verilmesi veya ulaştırılması önemlidir.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINI ÖNLEMEK İÇİN YAŞAM TARZINDA YAPILABİLECEK DEĞİŞİKLİKLER

  • Bol miktarda su ve sıvı almak
  • Daha sık idrar yapmak, idrar tutmamak
  • Kadınlarda genital bölgenin, özellikle cinsel ilişkiden önce ve sonra yıkanması ve cinsel ilişki sonrası idrar yapılması
  • Güvenli cinsel ilişki (cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmak)
  • Kadınların tuvalet temizliğini önden arkaya doğru yapması
  • Deodorant içeren hijyen ürünlerinin kullanılmaması
  • Genital bölgenin nemli kalmamasına özen gösterilmesi, pamuklu iç çamaşırı kullanılması
  • Düzenli doktor kontrolleri
  • Tedavide amaç; enfeksiyonu uzaklaştırmak, anatomik ve işlevsel bozuklukları belirleyip düzeltmek, tekraları önlemek ve böbreklerin işlevlerini korumaktır. Verilen tedavinin önerilen sürede uygulanması tekrarlayan enfeksiyonları ve direnç gelişimini önlemede çok
    önemlidir.